TAYYİP'İN PİSLİK ILGAZ MAFYASI

27 Ekim 2014 Pazartesi

ESKİŞEHİR SAVCILARI ŞAHİT OLDUĞUM CİNAYETİ ÖRTBAS ETTİ

Bu site 37 defa kapatıldı...



KOCAELİ SAVCISI CEMAL GÜRSEL SARICA…
SEN AŞŞAĞILIK RÜŞVETÇİ KÖPEĞİN TEKİSİN…


Kenanakkus.blogspot.com isimli sitemi  Kocaeli 5. Sulh Ceza mahkemesi bir ay önce (14 Mart 2013) yasaklayarak engelletmişti.

Neden Eskişehir mahkemeleri değil de Kocaeli Mahkemesi kapatmıştı?
Peşine düştüm…

Şu işe bakınız ki, Eskişehir’in namussuz, şerefsiz, pislik rüşvet yiyicilerinden birinin tayini Kocaeli’ne çıkmış…

Hakkında yazdıklarımı okuyunca, bana dava açmak yerine, internet sitemi kapattırmak için uyduruk bir dava açmış…

Nasıl olsa devletin tüm yetkileri ellerinde…

İstediklerine iftira atıp yargılatabiliyorlar, her yerinden pislik akan yasa tanımaz katillerin götünü yalayıp rüşvetini yiyebiliyorlar…

İşte onlardan biri Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’na tayini çıkmış.

Hakkında yazdıklarımdan sonra rezil kepaze olmak onuruna dokunmuş, çareyi sitemi kapattırmakta bulmuş…

Aşağılık rüşvetçi köpek…

Bu savcı kim mi?

Ilgaz mafyasının ve Milletvekili Murat Mercan’ın bokunu yiyerek ağzı yüzü boka bulaşmış bir şerefsiz:   CEMAL GÜRSEL SARICA…

İşte bu bok boğaz savcı hakkında hangi gerçekleri anlatmışım da internet sitemi kapattırmış…

Cinayetleri nasıl örtbas etmiş?  İşte belgesi…

Buyurun okuyun… 11/04/2013

Kenan Akkuş



İŞTE RÜŞVET YİYEN BİR SAVCI DAHA:   CEMAL GÜRSEL SARICA....

Bizzat şahit olduğum cinayet bakınız nasıl örtbas edilmiş:

En az 500 kere beni Adliye'ye çağıran hakimler ve savcılar, hiç bir surette benden ifade talep etmedikleri gibi, ifade verme ısrarlarıma tehditlerle karşılık verdiler. Tehdit eden Savcılardan biri Hasan Gönen'di.

Yine bir savcı, bu konuda ifade vermek istediğimi söyleyince beni odasından "Defol" diye kovdu. Bu savcının adı da Celalettin Karanfil.

Şahit olduğum cinayete ısrarla internet sitelerimde yer verince, yine benim ifademe tenezül etmiyorlar, internet sitelerimdeki yazıları alıyorlar, çarpıtıyorlar, sonra da bana işte böyle bilgilendirici yazı gönderiyorlar.

İmza sahibi Savcı da rüşvet yiyiycilerden biridir. Özellikle Milletvekili Murat Mercan'ın adamıdır. 

Savcının yazısı dikkatle incelenirse, iki mail adresinden yayınlanan mektup işleme girmiş ve anlattıklarımı çürütmeye çalışmış.

Şİmdi bu Cemal Gürsel Sarıca isimli savcıya soruyorum:

"Yahu savcı, sen benim ifademi kendi odanda almadın mı?"
aldın...

Konu neydi? Mektubumda Murat Mercan'a küfretmişim...

Peki, bu mektupta şahit olduğum cinayet de vardı, ifademi aldın mı?
Almadın...

Tarihi eser kaçakçılığını ayrıntılı anlatmıştım.
Bu konuda ifademi aldın mı?
Almadın.

Sahte ruhsatlı kaçak villalardan söz ettim, adresini gösterdim.
İfademi aldın mı?
Almadın...

Devleti nasıl soyduklarını anlattım işte bu mektupta, gördün mü?
Görmedin...

Peki bu mektupta sen neyi gördün?
Milletvekili Murat Mercan'a küfürlerimi....

Sen, cinayetleri örtbas etmek için seçtirdikleri milletvekilinin mi savcısısın?

Yoksa devletin mi?

Senin maaşını kim ödüyor?

Devlet mi, mafya mı?

Mektubumda devlete karşı işlenmiş onlarca suç var, sen bunları görmüyorsun, fakat namussuz ve şerefsiz bir milletvekiline ettiğim küfürlerimi görüyorsun...

Allah belanı versin rüşvetçi köpek...

KAMUOYUNA:

Cemal Gürsel Sarıca'nın hazırlayıp bana gönderdiği bu yazı, devletin menfaatlerini düşünmeyen, mafyalar adına çalışan, mafyalardan rüşvet yiyen bir savcının devlete yaptığı ihanetin belgesidir.

İnternet sitelerimden aldığı yazıları bilerek çarpıtmıştır. İki cinayeti birbirine karıştırarak cinayeti örtbas etmek istemiş, aklı sıra beni yalancılıkla suçlamıştır.

Karıştırdığı iki cinayet de doğrudur. Birincisi Mehmet Ilgaz'ın cinayeti, ikincisi babası Şenol Ilgaz'ın cinayeti...

Mehmet Ilgaz'ın cinayetinde aşırı derecede alkollü bir motor ustası, zorla mazot yüklü tankere bindiriliyor ve mazotu götürmesi isteniyor. Usta götürmek istemiyor fakat patronu ısrar edince bu alkollü şahıs hayatını kaybediyor. Tutanaklara "alkolsüzdü" yazılıyor, üstelik "kendi hatası" ilave ediliyor. Oysa bu şahıs tanker şöförü olmadığı gibi, alkolik olduğuna ve alkol tedavisi gördüğüne dair raporları vardı. Eskişehir savcıları Ruhi Güner isimli bu şahısa, alkollü olduğu için  otopsi yaptırmıyor. Çünkü rüşvetini alıyor. Kaza yerinde tutanak tutan Jandarma astsubaylar da rüşveti yiyor, tankerdeki boş içki şişelerin ve ölen şahısın alkollü olduğunu tutanaklara yazmıyor. Bu astsubaylar kim? Eskişehir Cukurhisar Jandarma karakolunda görevli iki astsubay.

İkinci cinayet ise Şenol Ilgaz'ındı ve cinayetin içinde kırmızı bir Mercedes otomobil vardı. Eskişehir Yunusemre Caddesi'nde ilerlerken bisikletli bir şahıs, Şenol Ilgaz'ı durdurur ve parasını ister. BU şahıs, inşaatlarda senelerce çalıştırdığı ustasıdır. Parasını ödemediği için işten ayrılmıştır. Şenol Ilgaz'dan yine parasını ister fakat Şenol Ilgaz parasını vermek yerine küfreder. Usta da küfreder. Ağız dalaşından sonra Şenol Ilgaz kırmızı otomobilini geri çekerek, bisikletli bu şahısın üstünden geçer. İleri geri defalarca ezer. Şahısın barsakları caddeye serilir. Kafatası patlar. O sırada Yunusemre caddesinden tesadüfen geçen bir savcı olayı görür. Önce cinayet tutanağı tutan polisler, rüşvetle ikna edilen savcıların baskısıyla tutanak değiştirilir. Olay kazadan ibarettir. Bir şöför bulunur ve tutanağa kazayı yapan şahıs olarak gösterilir. Bisikletli şahıs yüzde seksen kusurlu gösterilir, üstlenen şöför kısa bir hapis cezasıyla kurtulur. Katil Şenol Ilgaz olaydan sıyrılır. Fakat bir süre sonra, cezaevinden çıkan şahıs da ölür. Yine rüşvetler yedirilir, olay kapatılır. Oysa bu şöförün de katili Şenol Ilgaz'dır...

Israrla ifade verme isteklerimi reddeden bu savcı, beni susturmak, bana gözdağı vermek için cezaevine postalıyor.

Cemal Gürsel Sarıca...

Yediğin rüşvetler çoluğundan, çocuğundan kan olarak çıksın...

Şerefsiz rüşvetçi... 

Kenan Akkuş

Hiç yorum yok: